“Pozitif düşünce” olayını bilmeyen kalmamıştır.

Her yerde, bütün uzmanlardan, kitaplardan duyarsın: “Pozitif düşünce, pozitif düşünce, pozitif düşünce…”

İyi de…

Kaçımız pozitif düşünceyi benimseyebildik? Ben etrafıma baktığımda, kişisel gelişim ile uğraşan arkadaşlarım bile bu konuda zorlanıyorlar.

Açık konuşayım: Zaman zaman ben de negatif olma tuzağına düşüyorum. Ancak!

Çevremdeki insanlara nazaran negatif ruh halinden pozitif düşünceye çok daha hızlı geçebilirim. Neden? Çünkü yöntemlere ve stratejilere sahibim.

Senin de olmalı. Olacak da…

Bu makalenin sonunda negatif düşüncelerin üzerine hakimiyet kuracaksın ve hayatına pozitifi getirmek için ne yapman gerektiğini öğreneceksin. Merak etme… Çok fazla teoriden ve bilimsel araştırmadan bahsetmeyeceğim.

Nokta atışı bilgilerle, pratik dünyada ne yapman gerektiğini göreceksin. Ayrıca şunu belirtmem gerekiyor:

İlk önce negatif düşüncenin neden baskın olduğunu anlatacağım. Daha sonra yaşam tarzında ve çevrende yapman gereken değişimleri öğreneceksin. En sonunda 2 tane pratik egzersiz vereceğim ve bunları her gün yapmanı rica edeceğim. Strateji bu kadar basit.

Hemen başlıyoruz.

Hayatında Bu Kadar Negatif Olmasının Sebebi

Cognitive Bias…

Belki bunu duymuşsundur. Beynimiz, gelişim ve evrim sürecinde bazı şeylere daha fazla öncelik vermeyi öğrenmiştir. Bazılarına neredeyse hiç önem vermezken, diğerleri insanlar için kritiktir.

Örnek vereyim… Aşağıda sunduğum iki seçenekle karşılaşsaydın, ilk önce hangisine tepki verirdin?

  • Ormanda yürüyüş yaparken, yaklaşık 20 metre ileride bir sincap görüyorsun.
  • Ormanda yürüyüş yaparken, yaklaşık 20 metre ileride bir ayı görüyorsun.

Cevabı açık, öyle değil mi?

Bunun sebebi tabii ki tehlike. Ayıyı gördüğünde anında kaçmak ve saklanmak istersin. Sincabı gördüğünde saldırma ihtimalini düşünmeden, onu izlemeyi tercih edersin.

Beynin evrim sürecinde, insanlar tehlikeye ve olumsuza özellikle dikkat etmeyi öğrenmişlerdir. Neden? Ölüm ya da yaşam meselesi çünkü…

Sırf bundan dolayı hala bugün bile, negatif olan şeyler dikkatimizi daha çok çeker. Belki caddede gezerken, “Bir aslanla karşılaşabilirim.” korkusuyla etrafa bakmıyorsun. En azından bilinç seviyesinde böyle düşünmüyorsun.

Ancak sen istesen de istemesen de beynin buna programlanmış. Bu yüzden negatif olan her şeye odaklanmayı ve dikkat etmeyi tercih edersin.

Temelde bu yaklaşım, kötü bir şey değil. Tamamen hayatta kalma çabası… Seni tehlikeden korumaya çalışır. Ancak günümüzde o kadar tehlike olmadığı için bazı insanların hayatları bundan derin bir şekilde etkileniyor.

Farkında olmadan…

Bu yüzden haberlerin %99’u negatif. İnsanları sadece bu şekilde ekran başına çekebiliyorlar. Dünyada olan güzel şeyleri gösterselerdi, belki bir kaç dakika dikkat çekebilirlerdi. Ama negatifi göstererek insanların dikkatlerini saatlerce kendi kanallarında tutabiliyorlar (her gün).

Şimdi öyle acayip karşılaştırmalar yapmaya gerek yok ama yakın bir akrabanı düşün… Çok haber izleyen bir tanıdığın illa vardır. Olumsuz (ve SADECE TEKRAR EDEN) haberlere harcadığı zamanı, belki kendi geliştirecek kitaplara harcasaydı, sence şu anda hayatta nasıl bir pozisyonda olurdu?

Kusura bakma…

Beynini sürekli negatif ile besleyerek, pozitif ve mutlu bir hayat bekleyemezsin (bunu tanıdığın bütün olumsuz insanlarla paylaşabilirsin. Kendin dahil).

Neyse… Temelde demek istediğim, hayatında bu kadar olumsuzluk varsa, sadece bilinçaltının koruma mekanizmasından dolayı böyle… Hayatta kalmak için negatife odaklanıyorsun. Ama şunu unutma: Eğer silahlarla çatışma olan bir bölgede yaşamıyorsan… Yani sadece normal bir şehirde yaşıyorsan… Tahmin ettiğin kadar tehlike yok. Haberlerde duyduğun aynı haber senin etrafında yaşanmıyor.

(NOT: Dünyada olan bitenden haberin olmasın demiyorum. Bu bir tercih meselesi… Eğer olumsuzluktan derin bir şekilde etkilenen insansan, haberleri tamamen kesmeni öneririm. Ama günde 5 dakikadan fazla haberlere zaman harcarsan, beynini kötü bir şekilde beslemiş olursun.)

Beynini sürekli negatif ile besleyerek, pozitif ve mutlu bir hayat bekleyemezsin.

Olumlu Düşünceyi Hayatında Nasıl Getirebilirsin?

Aslında başlıkta sorduğum sorunun birinci kısmını anlattım. Şöyle söyleyeyim: Hayatına pozitif düşünceyi getirmek istiyorsan, ilk önce yaşam tarzında değişiklikler yapmalısın.

Daha önce paylaştıklarımdan hatırlıyor olabilirsin.

“Çevre” faktörü, aklına gelen bütün hedeflerine ulaşman için 3 önemli etkiden bir tanesiydi. Dış dünyadan gelen mesajlara dikkat edip, onları kontrol etmelisin.

Aksi halde çevren, seni çok kolay bir şekilde etkiler.

Olumlu düşünceyi benimsemek istiyorsan, çevreden gelen negatif içerikli mesajları en aza indireceksin. “En az” diyorum çünkü tamamen yok etmek mümkün değil. Bazı şeyler kontrolünün dışında gerçekleşebilir.

Ama kontrolünde olanlar etkiler de var. Bunlardan bir tanesi söyledim. Tükettiğin negatif içerikli haberleri ortadan kaldırabilirsin.

  1. Negatif haberler.
  2. Negatif insanlar.

(Negatif haberler hakkında son bir şey söyleyip diğerine geçeceğim. Günde maksimum 5 dakika harcayıp bir daha bakmamanı önermiştim ama sana tavsiyem en az 7 gün boyunca hiç haber izlememek. Bunu test amaçlı yapmanı canı gönülden tavsiye ediyorum. İnanılmaz bir fark hissedeceksin.)

Gel gelelim ikinci çevre faktörüne… İnsanlar.

Özellikle negatif olanlarından bahsediyorum. Bu bir sevgili olabilir, anne, baba, arkadaş, kardeş, komşu olabilir.

Bazı insanlara ne kadar yardım etmek istesen de, o negatif zihniyetten çıkamıyorlar. Bu yüzden kendine bir iyilik yap ve o insanlarla görüşme sıklığını azaltmaya bak.

Anne, baba ya da sevgili fark etmiyor… Biliyorum, bu zor bir tavsiye ama olumsuz düşünceden gerçekten kurtulmak istiyorsan, bu adım çok kritik.

Genelde en yakınlarımız bizi negatif bir şekilde etkiliyor.

Eğer o insanı görme sıklığını azaltamıyorsan (belki ailenle ya da eşinle aynı evde yaşıyorsun), ciddi bir konuşma yapmalısın. Ne yaptığını, neye ulaşmak istediğini anlamalılar ki ona göre anlayış göstersinler. Eğer anlayış göstermezlerse, bu da sana ne kadar saygı gösterdiklerinin işaretidir. Maalesef gerçek bu.

Derdini nasıl anlatacağını bilmiyorsan, Çöken İlişkini Kurtar kursunu incele lütfen. Kurs içerisinde sadece romantik ilişkiler için değil, bütün ilişkilerin üzerinde uygulayabileceğin iletişim yöntemlerinden bahsediyorum.

Evet, bu kadar basit. Çevreni değiştirmek ilk ciddi adımın. Tükettiğin haberler (Instagram da buna dahil) ve etrafında bulundurduğun negatif insanlarla başlıyorsun.

Arkadaşımla İmtihanım

Kısa bir hikayeden bahsedeyim…

Çok sevdiğim bir arkadaşım vardı. Öyle aşırı yakın değildik ama sık sık görüşürdük. Ancak bir süre sonra görüşmelerimizde sürekli kendi problemlerinden ve sıkıntılarından bahsettiğini fark ettim.

Gerçekten… Aralıksız bütün buluşmalarda adam, sorun olan her şeyden konuşmayı tercih ediyordu. “Böyle problemlerim var. Şundan kurtulamıyorum. Hep kötü hissediyorum.”

İşin gerçeği, bir insanın bu kadar problemi varsa, doktora görünmeli. Etrafındaki arkadaşlarını aşağıya çekerek kendini iyi hissetmeye çalışmamalı (not: evet, böyle insanlar var).

Ben de bunun farkına vararak o insanla görüşmeme kararı aldım. Ayda 1-2 görüşüyorsak, 4-5 ayda 1 görüşmeye indirdik.

Emin olabilirsin, o insanın verdiği olumsuz duygular hayatımdan kayboldu.

Bu 3-4 sene önce gerçekleşen bir olaydı.

Geçenlerde benzer bir durum yaşandı. Bir arkadaşımın genelde negatif konuştuğunu fark ettim. Bir aydır görüşmüyoruz ama haftaya tekrar buluşacağız. İlk gördüğüm anda verdiğim kararı onunla paylaşacağım. Ortak yol bulursak ne ala… Bulamazsak…

Sana sorum: Negatif haberleri ve negatif insanları düşündüğünde, bu konuyla alakalı ilk adımın ne olacak? Küçük ama etkili bir adım belirlemeni öneririm. Cevabını yorumlarda benimle paylaşabilirsin.

Bilinçaltını Programlayacak Etkili Bir Egzersiz

Çevreni optimize ettikten sonra, yavaş yavaş bilinçaltını olumluyu görmeye alıştırmalısın. Bunu yapabileceğin en basit egzersiz, şükür günlüğü tutmak…

Bunu “anlık” seviyesinde bir de “günün sonunda” yapabilirsin.

Anlık olayından başlayalım: Negatif bir düşüncenin aklından geçtiğini fark ettiğinde, konuyla alakalı ya da konunun dışında şükrettiğin bir şeyi bulmalısın.

Eğer atıyorum Afrika’da yaşanılan fakirlik ve kıtlıktan dolayı bütün güçlü ülkelerin ne kadar kötü ve berbat olduğunu düşünüyorsan, dur. Bu konuda aktif olarak bir şeyler yapan insanların varlığına şükrettin mi? Her gün savaşı kazanmak için uğraşan insanlar var. Konuşmalar yapıyorlar, gönüllü olarak aylarca çalışıyorlar. O insanlar olmasaydı, oradaki çocuklar için yapılan okullar dahi olmazdı. Ya da milyonlarca lira bağış yapan insanlara şükret.

Ne demek istediğimi anlıyor musun?

Oraları sömürden devletlere odaklanmaktansa, değişim için savaşan insanlara odaklan.

Bu anlık seviyede yapabileceğin bir şükür egzersizi.

Bunu büyük ihtimalle yazılı bir şekilde yapmayacaksın çünkü negatif düşüncelerin hangi anda aklına geleceğini bilemezsin. Hiç olmadık bir yerde aklına gelebilir ve kağıt kalemin olmayabilir.

Bu yüzden sadece süreci aklından geçirmen yeterli.

Anlaştık mı?

Bir de günün sonunda yapacağın bir egzersiz var.

Her gün yatağa girmeden önce defterini ve kalemini alıyorsun. O gün ile alakalı 3 tane şükrettiğin şeyi kağıda yazıyorsun.

“Afrikada gönüllü çalışan insanların varlığına şükürler olsun.”

Anlıyor musun?

Bunu HER GÜNÜN sonunda yapmalısın. Otur, sadece 5 dakika boyunca yap. Şuna dikkat et: Bir akşam yazdıkların, önceki akşam yazdıklarınla aynı OLMAMALI. Kendini farklı olumlu şeylere odaklanmaya alıştırmalısın.

(EKSTRA TAVSİYE: Sadece gece yatmadan önce değil… Sabah uyandığında yaptığın ilk ritüelin de şükür egzersizi olabilir. Bu ama tamamen senin kararın.)

Sonuca Varalım

Olumsuz düşünceyi hayatından uzaklaştırmak için yapman gerekenler aslında bu kadar basit. Öyle saatlerce konu hakkında eğitim alıp kitaplar okuman gerekmiyor. Burada verdiğim pratik tavsiyeleri hayatına uyarla ve bak bakayım, bir daha olumsuzluğun seni etkilemesine izin veriyor musun?

Mümkün değil.

Sana egzersizim şu: Sadece 24 saat boyunca burada söylediğim HER ŞEYE uy. Haberleri tamamen yok et, olumsuz insanlarla hiçbir şekilde iletişim kurma, anlık seviyede negatif düşünceleri şükre dönüştür, sabah ve akşam şükür defterine 3 tane cümle yaz… Bunu sadece 24 saat boyunca yap.

Başarabilirsen, 48 saate yükselt. Onu da başarabilirsen 7 güne yükselt.

Emin olabilirsin 7 günün sonunda hayatın bambaşka olacak 🙂 Bunun garantisini veririm. Egzersize 24 saat uyarsan bile etkisini hissedeceksin.

Süre içerisinde yapmadığın bir şey olursa, atıyorum negatif düşünceye kapıldın gittin, şükre dönüştürmeyi unuttun… O halde 24 saati baştan başlatacaksın. Kural bu.

Hazır mısın?

Yorumlarda cevabını bekliyorum. Bu sayfayı kapatır kapatmaz, nasıl eyleme geçeceksin?


Alkan Öztürk
Alkan Öztürk

En Sevdiğin Psikoloğun (Kadınlara, Erkekleri Anlatan Adam olarak bilinir). Aynı zamanda Aşk Akademi'nin Kurucusu

Leave a Reply

Your email address will not be published.