Seni Tamamlayacak Erkeği Hala Bulamadın mı? Bu Yazıda Sebebini Öğrenebilirsin

Bir erkeği ilk 7 saniyede nasıl etkilersin?

Gece kafasını yastığa koyduğunda, düşündüğü tek kişinin sen olmasını nasıl sağlarsın?

Senin dışında kimseyi düşünmemesi için, onu kendine duygusal olarak nasıl bağlarsın?

ve bunun gibi soruların cevabı bende. Bundan hiçbir şüphen olmasın çünkü Türkiye’de erkeklere ilişkilerle alakalı en fazla eğitim vermiş bir eğitmenden bu bilgileri alacaksın.

Okuyacağın yazı, Aşk Akademisini yeni keşfetmiş hanımlar için büyük bir rehber olacaktır. Bu rehberde, her hangi bir kadının aklında olabilecek genel konulara cevap vereceğim. Mesela:

Eğer hayatında herhangi bir erkek yoksa, aradığın kriterlere uygun erkekleri hayatına nasıl çekeceğini öğreneceksin. Böylelikle kısmetlerin hiç olmadığı kadar bol olacak.

Eğer bir erkek tanıyorsan, fakat ilgisini çekemiyorsan, onun doğal yollarla etkilenmesini sağlayacaksın. Böylelikle gece kafasını yastığa koyduğunda, seni aklından çıkaramayıp uykuları kaçacak.

Eğer hayatında bir erkek varsa fakat onun sadık bir şekilde ilişkide kalmasını sağlayamıyorsan, sana deli gibi bağlanmasını sağlayacaksın. Böylelikle sokakta karlılaştığı hiçbir kadın ona senin kadar çekici gelmeyecek.

Bu yazıyı bundan sonraki hayatın için bir yol haritası olarak gönül rahatlığıyla kullanabilirsin. Aşk hayatında sorunlar çeken kadınların mutlulukları için bir harita olması dileğiyle…

Erkekleri Etkilemenin Yolları: Hayalindeki Erkeği Bul

Hayatında şu anda değerlendirebileceğin erkek adayların yoksa, bunun sebebi aslında çok basit:

Yeteri kadar erkek tanımıyorsun.

Şöyle düşünmeni istiyorum:

Çevresinde 50 erkeğin bulunduğu bir kadın mı daha kısmetli sayılır, yoksa sadece 2 erkeğin bulunduğu mu? Sorunun çözümü aslında bu kadar basit.

Hayatının bugününde, sana uygun erkek adaylarının olmamasının tek sebebi, erkeklere yeteri kadar şans vermemendir. Eğer bu kadar az erkekle iletişim halinde kalmaya devam edersen, beyaz atlı prensini bulman ne kadar sürecek?

Cevabını ben vereyim, zahmet etme…

ÇOK!

Gel gelelim ki bazıları, belki sen de, bu tür şeylerin kaderle bağlantılı söylüyor.

„Kader kısmet. Zamanla her şey olur.“ cümlesini duymaktan bıktım usandım. Pasif kalıp, proaktif olmadığın müddetçe, zamanla herşeyin olması demek, „Hiçbir şey olmayacak“ ile aynı anlama gelir. Sen de kader-kısmetçilerdensen, şu andaki durumunu net bir şekilde betimleyebilirim:

Panik halindesin…

Belki yaşın ilerledi, zamanının geldiğini düşünüyorsun. Çevrendeki arkadaşların tek tek evleniyor ya da erkek arkadaşlarıyla ciddi bir yola girdiler. Sen ise hala kaderini bekliyorsun…

Belki de yaşın daha genç ve panik halinde değilsin. Merak etme…

Bir kaç sene sonra sen de, yaşı gelmiş kariyer odaklı (daha doğrusu kendisi kariyerle kandıran) kadınlar topluluğuna girmiş olacaksın. Şimdiden tebrik ederim.

Bunu bazı insanları kötülemek için söylemiyorum. Sadece gerçeği görmene yardımda bulunmak istiyorum. Yoksa kıçımın üstüne oturup saatlerce bu yazıyı yazmakla uğraşmazdım.

Yani demek istiyorum ki, kadere bırakmayıp her şeyin kontrolünde ilerlemesini sağlayabilirsin. Kadercilik bana göre üşengeçlikten başka bir şey değildir. Biraz da korkaklık… Bazı eksikleri kadere bağladığında, suç senin değildir, kaderindir. Ama sen kontrol halinde olduğunda, tüm sorumluluk senin üzerinde olur. Bu yüzden suç da sana aittir.

Zamana Bırakıyor Olabilirsin, Ama Ne Kadar Zamanın Kaldı ki?

Hayatta iki çeşit insan vardır. Bazılarını "Bekleyen" bazılarını "Yaratan" olarak tanımlıyorum. Bunları açıklamadan önce şunu belirteyim ki dünya, "Bekleyen"’lerle doludur. Bekleyen kişiler, her şeyin hayatlarına kendiliğinden geleceğini umarak, en önemli varlığımız olan zamanı bolca harcamaktan çekinmezler.

İşin komik kısmı, bekleyen insanlar ÇOK BEKLİYORLAR.

Daha önce bahsettiğim kaderi beklemekle aynı konuya giriyor esasında. Hayallerinin hayatına kendiliğinden geleceğini umarsan, zamanını harcarsın ve zaman daraldığında panik halinde ne yapacağını bilemezsin, sağa sola koşturursun. En sonunda olacak da bellidir:

Mutsuzluk…

Yaratan insanlar ise tabiri caizse tuttuğunu koparır. Bir şey arzuluyorsa, onun kısa sürede olması için çabalarlar, uğraşırlar ve en nihayetinde yaparlar.

Bu insanlar zamanın değerinin farkındadır. Beklemenin, zamanı yemekten başka bir şey olmadığını çok net bir şekilde bilirler. Bu yüzden proaktif bir şekilde hedefleri doğrultusunda savaşırlar.

Kısaca, yaratırlar…

İhtiyaçlar hiyerarşisine baktığımızda, bir insan sürekli ilerleyip gelişirse, hayattan daha fazla mutluluk duyar. Yaratan kişi, hayallerine belki kısa bir sürede ulaşamayacak. Belki yıllarını çabalayarak geçirecek.

Fakat en nihayetinde ilerlediğini ve geliştiğini bilmek, seni sonsuz mutluluğa çekecektir.

Bu yüzden…

Hayallerin ayağına geleceğini sanıp, "Bekleyen"lerden olma. Hedefleri doğrultusunda çalışan, savaşan "Yaratan"’lardan ol.

Hayatın diğer alanlarında geçerli olan bu kanunu, aşk hayatına uyarlamalısın.

Şimdi bir karşılaştırma yapalım…

Geçtiğimiz bir senede, kaç erkekle randevuya çıktın? 1? 3? 5? Eminim bir çok kişi için bu sayı fazla değildir.

Sorun da işte tam olarak burada… Sen koca bir senede sadece 1 erkekle görüşüp, "aşk yaşayamıyorum şanssızım" diyorsan, bunun suçlusu sensin. Sadece 1 erkekle görüşüp, sana uygun olan erkeği nasıl bulmayı düşünüyorsun?

Bir kere, karşılaştırma yapacağın kadar erkek tanımamışsın. "Şu erkek bundan daha uygun" diyebileceğin bir deneyimin yok.

Bu durumda bekar kalmaktan daha kötü bir sonuç var: Erkekleri birbiriyle karşılaştıracak deneyimi olmadığı için, karşısına ilk çıkan erkeği hayalinin adamı sanıp onu hayatına alan kadınlar… Sonunda ayrılıklar, aldatmalar, hüsran… Umarım böyle bir şey başına gelmemiştir ama bir çok kadının bu tip hayal kırıklıkları yaşadığını biliyorum. Lütfen dikkat…

Şöyle diyerek bu kısmı bitiyorum:

Doğru erkek için, çok erkekle tanışmalısın.

Aşk hayatında mutluluğa bir an önce ulaşmak istiyorsan, bu kanunu benimsemeni öneriyorum. Biliyorum, çok erkekle tanışma fikri bazı durumlarda rahatsız edici olabilir.

Fakat ben demiyorum ki, hepsiyle ayrı ayrı bir şeyler yaşa. Sadece çok erkekle tanış, tanımaya çalış ve karşılaştırma yapabilecek kadar deneyim topla. Başkalarının fikirleriyle ilerleme. Böylelikle sana uygun olan adayı daha hızlı bulursun. Hızlı bulmaktan ziyade, DOĞRU KARARI VEREBİLİR HALE GELİRSİN.

Bu çözümü anlattığım kadın arkadaşlarımın bazı bahaneleri oldu. Bu bahanelerin bazılarını seninle paylaşmak istiyorum çünkü muhtemelen senin de benzer bahanelerin olacaktır.

(NOT: Herhangi bir erkeği konuşmadan, sadece 10 saniye içerisinde nasıl etkileyebileceğini öğrenmek istiyor musun? Tıkla ve ücretsiz e-kitabı indir

1. Bu devirde iyi adam bulunmuyor…

Karşılaştıkları erkeklerin eş cinsel çıkması mı dersin, garip davranışlar sergilemeleri mi dersin... Ne yazık ki bazı şansız kadınların sık sık yaşadıkları durumdur. İyi adam bulunmuyor düşüncesi o kadınları yiyip bitirir. Bunu aklından çıkar. Dünya iyi adamlarla dolu. Burada yazanları uygulamaya başladığında, o adamı bulman kolaylaşacak.

2. Daha güzel kadınlara bakıyorlar.

Güzel olmama düşüncesi de bir çok kadının kendine güvenini kırıyor. İlerleyen bölümlerde erkekleri asıl derinden etkileyen güzelliğin sırlarına değineceğim. Ama şimdilik bilmen gereken tek şey, görüntü güzelliğinin etkisinin sadece tek gecelik olduğudur. Erkeğin sana tamamen bağlanmasını sağlayacak başka güzellikler var. Zamanı gelince anlatacağım…

3. İlk yaklaşımı kadın yaparsa kötü gözle bakılır.

Sadece bizim ülkemizde değil, dünyanın bir çok yerinde kadın tanışmak için erkeğe yaklaştığında, kolay lokma olarak ve genelde tek gecelik kadın olarak görülür. Bir çok erkek kadının yaklaşımını garipser, doğrudur. Yaratılış gereği, tanışma adımını erkek atar. Kadın kendine güveniyorsa böyle bir hamle yapmalı. Yaparsa da harikalar yaratacağına söz veriyorum (Benim uzun süreli bir ilişkim bu şekilde başlamıştı. Kendisine cesareti için teşekkür ediyorum).

Ama merak etme… Bazı yöntemlerle, tanışmak istediğin erkeği kendi ayağına getirmeyi öğreneceksin.

4. Erkekler, kendilerinden daha özgüvenli bir kadınla birlikte olmak istemezler.

Bu da büyük yalanlardan biridir. Burnu havada, her fırsatta değerini adamın yüzüne vuran kadın iticiliğin dibine vurmuştur. Ama kendine güvenmekle, erkeğin özgüvenini yerle bir etmek ayrıdır. Erkekler güçlü olmayı severler. Sen, zeki bir kadın olarak erkeğine bunu tanımalısın. Her fırsatta ondan daha özgüvenli olduğunu gösterirsen, işi berbat edersin. Yani sorun, kendine güvenmekle alakalı değildir. Erkekle iletişim kurmayı becerememenden kaynaklanıyor.

5. Erkekler sadece seks istiyorlar ama bunu saklıyorlar.

İlk görüşte aşkın, biyolojik açıdan bakıldığında, iki insanın sevişmek istemesinden başka bir şey olmadığını belirtebilirim. Bazıları için bunu duymak acı verici olacaktır ama gerçek bu. Erkeklerin hepsi (ben de dahil olmak üzere), karakterini tanımadığı ama fiziksel olarak etkilendiği kadınlarla sadece yatmak isterler. Bunu direkt olarak söyleyemezler çünkü kendileri de bu durumun farkında değildirler.

Böyle bir isteği çevirip, duygusal bir bağ yaratabilme becerisi kadına aittir. Zeki ve iletişim kurmasını bilen kadınlar, seks amaçlı yaklaşan erkeklerin amaçlarını değiştirip, kendilerini tamamen bağlayabilirler. Seks amaçlı bir erkek, duygusal birine dönüşebilir. Yine bir önceki maddedeki gibi, buradaki tüm sorumluluk senin elindedir.

Bu arada belirtmek gerek: Bir erkeğin seks amaçlı yaklaşması kötü bir şey değildir. Kesinlikle çok iyi ve doğru bir başlangıçtır. Seninle birlikte olmak istemesi, senden inanılmaz etkilendiğini gösterir. Bundan sonraki aşama, senin kararınla alakalıdır. Adamın karakteri hoşuna giderse, belirli yöntemlerle seks isteğini büyük bir aşk isteğine dönüştebilirsin.

Huni Metaforuyla Hayatına Doğru Erkeği Çekebilirsin

Huni metaforu, pazarlama sektöründen bir teoridir. Bunu hayatındaki erkek sayısına göre de değerlendirebilirsin. Nasıl mı?

Şöyle düşün… Tanıştığın onca erkeği, huninin en başından alıyorsun. Tanıştığın herkesi ilk önce huninin açık tarafından ekliyorsun.

Bunların arasından beğendiklerini ve buluşmak istediklerin eliyorsun ve ikinci aşamaya sokuyorsun. Yani kısaca, beğenmediğin erkekler bir şekilde hayatına giriyor (bu erkekleri de hayatına eklemelisin), fakat sadece ve sadece beğendiğin ve görüşmek isteyeceğin erkekleri huninin daha dar kısmına ekliyorsun.

Bolluk Zihniyeti Mutluluğunu Arttıracak

İnsanoğlu garip bir varlıktır. (evet biliyorum, klasik girişlerden oldu)

Örnek vereyim… Maddi refahın ne kadar fazla olursa, yarın ne olacağını düşünmeden rahat bir şekilde yaşarsın. Para, hayatına rahatlıkla ve kolaylıkla girer. Sen zorluk çekmeden, hayatına dahil olur.

Bunun tam zıttıysa, hayatında paranın pek fazla olmadığı zamanlarda gerçekleşir. Korkarsın… "Yarın olacak mı?" dersin… Onu elde etmek için zorluklarla savaşırsın. O olmayınca hayatın sonlanacakmış gibi hissedersin. Korku zihniyetini yaşarsın. Dertler üst üste biner ve mutsuz olursun.

Bunun aynısı, erkeklerle ilişkilerinde de gerçekleşir. Eğer hayatında sadece 1 erkek olursa, korku içerisinde o kişiyi gözünde büyütürsün ve "Bir daha bulamam." düşüncesiyle zihnine yerleşir. Gerilirsin ve onu kaybetmemek için savaşırsın çünkü kaybettiğinde, her şey bitecekmiş gibi hissedersin.

Hayatında erkek sayısı fazla olduğunda, özgüvenli bir şekilde adaylarını elemeye başlayabilirsin. Rahat olursun. Sayısı az olduğunda da, korku zihniyetiyle ilişkilerine yanaşırsın ve yanlış kararı verme ihtimalin artar.

Kaliteli ve değerli bir kadın, bolluk zihniyetiyle hayatını yaşamalı. Erkeklerle ilişkileri bir yana, hayatının diğer alanlarına da bolluk zihniyetini yerleştirmeli.

Sana söylüyorum.

Korku zihniyetiyle yaşadığını düşünüyorsan, hemen harekete geçip çözüm için strateji belirlemelisin. Korku zihniyeti, hiçbir şey yapmadan bolluk zihniyetine dönüşemez.

Seçim gücü senin elinde olursa, doğru kararı verebilirsin. Seçim yapabileceğin seçeneklerin bulunmuyorsa, zorluk içerisinde kararlarını verirsin.

Hayatına Doğru Adamı Getirecek Alışkanlıkları Nasıl Edinebilirsin?

Sosyalleşmeyi alışkanlık haline getirmelisin.

İnsanlarla tanışıp, arkadaşlık kurmak bir beceridir. Bu beceriyi belirli yöntemlerle ve pratikle alışkanlık haline getirip, hayatının bir parçası yapabilirsin.

Sosyal bir insan olmadan, hayatına doğru erkeği çekmen pek mümkün değildir.

Dikkatini çekmek isterim…

En başından beri hayatındaki erkek sayısını arttırman gerektiğini söylüyorum. Sosyalleşme konusundaysa, sadece erkeklerle konuş ve tanış demiyorum. Yaşlı, genç, erkek, kadın, yakışıklı, çirkin fark etmeden herkesle konuşabilen, kendini sevdiren ve arkadaşlık kurabilen bir kadın olmalısın. Kısaca herkesle sosyalleşmeyi öğrenmelisin.

Özellikle günümüzde insanlar, „yabancı insanlardan“ korunmak ve iletişime geçmemek için belirli yöntemlerle kendilerini koruyorlar. Bu yöntemlerden biri de „asık suratlı“ olmaktır.

Kendini gözünün önünde bir canlandır.

Sen de muhtemelen şehirde tek başına geçirdiğin günlerde bu yüz ifadesini takınıyorsun. Merak etme… Bunu bir tek sen değil, insanların neredeyse hepsi yapıyor. Özellikle Türkiye’de bu böyle.

Yabancı bir insanın yüzüne gülümsediğinde (selam verme niyetli), „Deli midir nedir?“ bakışıyla karşılaşabilirsin. İnsanlar bu duruma alışık değil.

Fakat sen, bu durumu yıkmalısın.

Nasıl sosyalleşeceğine gelmeden önce, neden sosyalleşmen gerektiğini sana bir örnekle açıklayayım.

Daha önce herhangi bir şans oyunu oynadın mı?

Oynamadıysan da oynamış olan bir insanı düşün. Bu insan bir gün Lotto oynasın ve şans eseri 1 Milyon TL kazanmış olsun (bu arada, bu hikaye gerçektir). Daha önce yaşayacak kadar para kazanmak için çabalayan bir insan, aniden şans eseri bu kadar miktarda para kazanıyor.

Şans oyunlarından yüksek miktarda para kazanan insanlar, hızlı bir sürede o parayı yiyorlar ve önceki hayatlarından daha berbat pozisyonlara geliyorlar. Bu tip örnekler dünyada fazlasıyla var.

Bunun sebebiyse, şans eseri parayı kazanmış insanların, o parayı yönetecek herhangi bir deneyiminin olmamasıdır.

Erkeklerle ilişkilerinde bunun nasıl bir alakası var?

Sosyalleşme becerisi olan bir kadın, yalnız kaldığında ne yapacağını çok net bilir. Bir ayrılık sonrası, kendini hızlı bir şekilde toparlamayı bilir. Yeni bir erkeği hayatında istediğinde, hangi adımlarla bu adamı hayatına dahil edeceğini bilir.

Şans eseri birlikteliği başlayan bir kadın yalnız kaldığında, aşk hayatını şansa bırakmaktan başka seçeneği yoktur. Nasıl sosyalleşeceğini, hoşlandığı erkeklere nasıl yanaşacağını bilmez. Herhangi bir deneyimi yoktur çünkü daha önce gerçekleşen birlikteliği, şans eseri gerçekleşmiştir.

Anladın mı?

Şunu düşünsene…

Önümüzdeki 12 ay içerisinde, 200 erkekle tanışsaydın, aşk hayatında nasıl bir değişiklik olurdu? O 200 erkeğin arasında, seni hayatın boyunca mutlu edecek, kriterlerine uyacak bir erkeği bulma şansın artmaz mıydı?

Ya da 12 ay içinde sadece 4 erkekle tanıştığını varsayalım.

200 erkek arasından doğru erkeği bulmak mı daha kolay, yoksa sadece 4 erkek arasından mı?

Bu yüzden sosyalleşip, hayatındaki erkek sayısını arttırman çok büyük önem taşıyor.

(NOT: Herhangi bir erkeği konuşmadan, sadece 10 saniye içerisinde nasıl etkileyebileceğini öğrenmek istiyor musun? Tıkla ve ücretsiz e-kitabı indir

Sosyalleşme Yöntemleri: O Erkeği Hangi Durumlarda, Nasıl Bulabilirsin?

Bu bölümde, sana sosyalleşme becerini geliştirmen için bazı öneriler vereceğim. Bu önerileri, hemen bugün hayatına geçirmeye başlayabilirsin. Bugün başlarsan, o erkeği hayatına çekmen daha yakın bir zamanda gerçekleşecektir.

1.Hizmet Çalışanlarıyla Sohbet Et

Starbucks’ta ve ya başka bir kafede olabilirsin. Kasada ödemeni yaparken, kasadaki kişiye „Merhabalar. Nasılsınız?“ diyebilirsin ve böylece halini hatırını sorabilirsin. Hava durumu, işin stresi ve ya herhangi bir konu hakkında konuşabilirsin.

Hizmet çalışanları özellikle olumlu cevap verecektir çünkü işleri daima streslidir. Güler yüzle, „Nasılsınız?“ diyen bir kişi, onun yüzünde bir gülümseme uyandırabilir.

2.Konuştuğun İnsanların MUTLAKA İsimlerini Sor

Konuştuğun insanların isimlerini soruyor musun yoksa karşı taraftan mı bunu bekliyorsun? İnsanların en sevdiği kelime her zaman kendi isimleri olur. Sen, konuştuğun kişinin ismini öğrendikten sonra ona ismiyle hitap edersen, sana karşı daha yakın hissedecektir.

İsim öğrenmeyi bir alışkanlık haline getirmelisin.

3.Kitap Okuyan Herkesle Konuş

İletişime geçmek için en kolay durumlardan bir tanesidir. Okuduğu kitabı sorman yeterli: „Pardon. Okuduğunuz kitabı merak ettim…“ diyerek sohbeti başlatabilirsin.

4.Ipad’i ve ya Herhangi Bir Elektronik Aleti Olanlarla Konuş

Erkekler, sahip oldukları hakkında konuşmayı severler. Ipad’i olan bir adama, oyuncağı hakkında sorular sorabilirsin. Hangi modeli önerdiği, hangi uygulamaları kullandığı, kullanım kolaylığını vs. Bu durum seni direkt iletişime geçirir.

5.Coffee Shop’ta Sırada Bekleyenlerle Konuş

Önünde bir erkek varsa, çantandan bir şey alabilmek için çantanı tutmasını rica edebilirsin. Sıradaki bir erkekler konuşmak en kolay durumlardan biridir.

6.Spor Salonunu En Az 3 Kişiyle Konuşmadan Terk Etme

Çalışan bir personelle, üyeyle ve ya antrenörle konuşabilirsin. Spor salonları sosyalleşmek için en uygun yerlerden biridir. Hoşuna giden bir erkek üye varsa, ağırlıklarda yardım etmesini rica edebilirsin. Emin ol, erkekler ihtiyaç olan bir durumda hemen orada olmayı severler.

7.Günde 3 Kişiye İltifat Et

Bu diğerlerine nazaran biraz daha zorlayabilir. Tanımadığın 3 kişiye beğendiğin herhangi bir şey hakkında iltifat et. Ben bunu 2008 yılından beri yapıyorum. İnsanları yüzünde bir gülümseme yaratmak en güzel güçlerden biridir. Tek yapman gereken şey, onun özen gösterdiği belli olan bir duruma iltifat etmektir.

8.Her Gün Bir İyilik Yap

Yaşlı bir insana yardım edebilirsin, nasıl olduğunu sorabilirsin. İnsanlar için kapıyı tutabilirsin. İnsanlara öncelik verebilirsin.

Sadece iyilik yapmayı alışkanlık haline getirip, bir hafta boyunca sürdürürsen, hayatın gerçek anlamda 1 hafta içinde değişecektir. Bundan adım gibi eminim. İyilik, hem seni mutlu edecek, hem de dünyaya mutluluk yayacaksın.

Şimdi sana genel olarak gerçekleşecek bir durumdan bahsedeyim:

Bu yazıyı okuyan bir çok kişi, „Bir gün yaparım.“ düşüncesiyle öğrendiklerini erteleyecekler. Yarın yaparım diyecekler ama o „Yarın“ olacak „Yıllar“. Bundan adım gibi eminim.

Zaten Dünya öyle bir yer ki, sadece hak eden insanlar istediklerini alıyorlar. Yeterli emeği koyan insanlar, hayallerini yaşıyorlar. Diğer herkes, mutsuz bir hayat sürüyor.

Mutluluğu yaşayan sayılı insanların arasında girmek istiyorsan, BUGÜN BAŞLAMALISIN. Öğrendiklerini bugün hayatına yerleştirmelisin.

Yazar Hakkında

Ben Alkan Öztürk, 4 yıl boyunca binlerce erkeklerle çalıştım ve kadınlarla ilişkilerini geliştirmelerine destekte bulundum.

Birebir görüşmeler yaptım, yüzlerce erkeğin toplandığı semineler verdim, yurtdışı kampları (Almanya, İsveç, İspanya, Romanya, Sırbistan…) düzenledim. Onbinlerce erkeğin sorunlarını dinleyip, arzuladıkları noktaya gelmelerine destekte bulundum.

Bunların dışında, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Psikoloji bölümünden mezun oldum.

Yorumlarınızı Bırakırsanız Hepsine Cevap Verilecektir